Blog

Doğum haritası sizin kim olduğunuzun sebebi değildir

Doğum haritanız öyle olduğu için siz böyle değilsiniz; siz böyle olduğunuz için doğum haritanız öyle.

Doğum haritası sizin kim olduğunuzun sebebi değildir, doğum haritanız sizin aynanızdır. Bu yüzden de, doğum haritasında yazılı senaryolar taşa kazınmış bir kader örgüsü değildir. Siz kendinizi değiştirmeye gönüllüyseniz haritanızdaki birçok göstergeye mecbur kalmaktan kurtulursunuz. Ancak kendinizi yeniye kapamaya çalışır ve hiçbir şeyi değiştirmek istemezseniz o zaman haritanız kaderiniz olur. 

Bu basit bilgi çok önemlidir, anlaşılıp üzerine gidilmesi de zordur. Yaptığım doğum haritası seanslarının bundan daha önemli bir konusu yok, olamaz da.

Seans bilgileri için astrovole.com/seans sayfasına bakabilir, seanslar için o sayfadaki özel mesaj yoluyla ulaşabilirsiniz. Bir doğum haritası seansını nasıl yaptığımı astrovole.com/seans-aciklamasi sayfasında okuyabilirsiniz. 

Astrolojide kadın erkek ilişkileri

Kadın erkek ilişkileri için bakılan haritalarda, güneş ve ay çok önemlidir. Erkeklerin haritalarında ay, birlikte olacakları kadına dair genel bir karakter anlatır. Kadınların haritalarında ise güneş birlikte olacakları erkeğin genel karakter özelliklerini yansıtır. Bir haritada mars ve venüs arasında uyumlu açılar o kişinin kadın erkek ilişkisi yaşamakta büyük bir sıkıntısı olmayacağını anlatır. Güneş ve ay arasındaki açılar ise daha ziyade kişinin anne ve babası arasındaki ilişki hakkında fikir verir. Bu çok önemlidir çünkü kişi hayatındaki ilk kadın erkek ilişkisini annesiyle babası arasında görmüştür. Böylece bu kişinin bu konudaki psikolojisini anlamak mümkündür. Bu psikolojik durum niye önemli? Bu durum o insanın kadın erkek ilişkileri hakkındaki perspektifini anlatır. Daha da önemlisi, kişinin farkında olmadığı bir bilgidir bu. Zaten bu nedenle de, anlattığınızda genelde itiraz görecektir kişi durumun farkında olmaz. Yaygın kanının aksine; haritalarda mars hem kadın hem de erkek için cinselliği anlatır. İlişkinin genelini anlatan yıldız ise venüstür. Bir haritada venüs ile mars birbirini görmüyorsa o kişinin kadın erkek ilişkisine erişiminde bir kısıtlılık var demektir.

Bu gezegenler arası ilişkide en gıcık olanı satürndür. Satürn, ilişkide olduğu gezegeni boğar. Bunlardan en belirgin olanı aydır. Bir kişinin haritasında satürn ay kavuşumu varsa, hele de bu kavuşum bir toprak burcundaysa (boğa, başak, oğlak) kişinin duygusal ifadesi bastırılmıştır. His dünyası kendisine yabancı görünür. Bir haritada aynı burçta olup da birbirini görmeyen mars ve venüs sıklıkla farklı cinsel eğilimleri anlatır. Bu durum bazen yanyana burçlarda da görülür.

Dünya üzerinde her türlü ilişki yaşanırken papağan gibi sürekli kadın erkek ilişkisinden bahsetmemin de nedenlerini anlatayım. Ezoterik ve okült ekollerde esas ilişki kadın erkek ilişkisidir. Burda eşcinsel ilişkilerle ilgili bir dışlama yoktur. Ezoterik ve okült ekollerde esas cinsel enerji kadın ve erkek arasındadır. Diğerleri yok sayıldığından veya dışlandığından değil. Kadın erkek arasındakilerin dışında yaşanan cinsel ilişkiler; cinsel enerji değil mental enerji üretir. Psikolojik değeri vardır. Astroloji de nihayetinde bir ezoterik hatta bazen okült bir konu olduğu için kadın erkek ilişkisini ön plana alma nedenim bu. Flört ve genel anlamda ilişkiler için söylediklerim, günlük, haftalık yorumlarım eril-dişil enerji anlamında da anlaşılabilir.

Haritalarda evlilik konularında birincil gösterge 7. evin yöneticisidir. Aynı gösterge uzun süreli ilişkiler için de geçerlidir. Halihazırda yaşanmakta olan bir ilişki içinde seviyor mu sevmiyor mu sorusunun cevabı transitlerde aranır. Daha detaylı bilgi ise saat astrolojisi (horary) ile mümkündür. Doğru olan ikisine birden bakılmasıdır. Kadın erkek ilişkilerine bakılırken doğum haritası niye önemli? Çünkü doğum haritası sizin niçin hep aynı hataları yaptığınızı anlatır. Benzer biçimde doğum haritası, sizin hangi doğru şeyleri yapabildiğinizi de anlatır. Astroloji, astrolojiden ibaret değildir. İnsanların burcu yoktur, haritası vardır.

Seans bilgileri için astrovole.com/seans sayfasına bakabilir, seanslar için özel mesaj yoluyla ulaşabilirsiniz.

EKİM ve KASIM Önemli

Artık yavaş yavaş sonbahara odaklanmalıyız. Ekim ayında Jüpiter, Aralık ayında ise Satürn burç değiştirecek. Hayatımızı bir dizi filme benzetirsek, bir bölümün bitip diğerinin başlaması değil, sezon değişikliği anlamalıyız.

Astrolojik göstergeler her zaman olayların oluş anını göstermez. Olup bittiği zamanı da gösterir. Örneğin Maya kehanetlerinde takvimin bitişiyle ilgili şöyle der: “Takvim sona erdiğinde bilinen dünya düzeni değişmiş olacak”. Bu durumun 2012’de kıyamet kopacak anlamına gelmediği açıktı. Takvim sona ererken de zaten bilinen dünya düzeni gerçekten de değişmişti.

Bu yüzden biz bu burç geçişlerinin tam tarihine değil, öncesine odaklanmalıyız. Bu yüzden sonbahar önemli. Bu yüzden EKİM ve KASIM çok önemli.

Ne yapabiliriz?

Hayatımızda yolunda gitmeyen konuları azaltalım. Yolunda giden şeyleri çoğaltalım. Bu söylediklerim 365 gün geçerli ancak bu sonbahar gibi geçişlerde bunları temizlemiş düzenlemiş olmak daha da önemli.

Aşk, sağlık, para alanlarında neresi daha engelsiz akıyorsa o yoldan gitmelisiniz. Hayatın sizi sürekli uyardığı, engeller çıkardığı alanlar, kişi kurum ve kavramlar zaten siz onları bırakmazsanız sonbaharda kendiliğinden gidecek.

Seans bilgileri için astrovole.com/seans sayfasına bakabilir, seanslar için özel mesaj yoluyla ulaşabilirsiniz.

Ağustos Ayına Astrolojik Bir Bakış: Yeni Türkiye Değil, Yepyeni Bir Türkiye

Ağustos ayı boyunca bizi ilgilendiren 4 önemli astrolojik olay var; Merkür retrosu (13 Ağustos – 5 Eylül), Ay tutulması (7 Ağustos), Güneş tutulması (21 Ağustos), Satürn retrosunun sona ermesi (25 Ağustos).

Bu olaylar sadece Ağustos ayının değil, yılın geri kalanının da nasıl geçeceğinin göstergelerinden. Özellikle de tutulmalar.

Bu olayların her biri hakkında ayrı ayrı bilgi vermeye çalışacağım. Ancak önce bir özet yayınlamayı daha doğru buldum.

Hem 7 Ağustos Ay tutulması hem de 21 Ağustos Güneş tutulması Türkiye'nin 2-8 evleri aksında, yani finansı, ekonomiyi anlatan alanında gerçekleşiyor. Bir yandan yaşamakta olduğumuz ekonomik kriz daha fazla gündeme gelecek bir diğer yandan da nasıl olacağını hala anlayamadığım bir olumlu olaylar dizisi var. Ekonomi bu haldeyken düze çıkmayı anlatan bu göstergelerin nasıl hayata geçebileceğini şu anda pek hayal edemiyorum açıkçası ama yine astrolojik açıdan gördüğümü söylemeyi doğru buluyorum.

7 Ağustos Ay tutulmasının özelliklerinden biri; kadın-erkek ilişkileri, ortaklıklar, cinsellik, iletişim alanlarında olumlu şeyler anlatıyor olması. "Seviyorsan git konuş" konulu bir Ay tutulması bu. Ancak her ne konuşacaksak 13 Ağustos'tan önce konuşup bitirmeliyiz. Yapacağımız işler Merkür retrosundan önce başlatılmalı. Önemli konular Merkür retrosundan önce değerlendirilmeli.

Bir diğer yandan, hem Ay tutulması hem Güneş tutulması yine korkutucu depremlere işaret ediyor. Şahsi kanaatim yıkıcı bir deprem yaşamayacağımız yönünde ancak korkutucu sarsıntılar yaşayabiliriz. Bunu Türkiye genelinde söylüyorum çünkü bu konulara bakabildiğimiz harita Türkiye'nin haritası. O haritada yere bağlı, toprakla ilgili konuları anlatan evin yöneticisi Venüs. Venüs'ü baskı altında alan transitler deprem tetikleyicisi olarak yorumlanabilirler, özellikle de işin içinde Mars, Satürn, Güneş varsa.

Her iki tutulmaya da Mars'ın eşlik etmesi, özellikle Güneş tutulması açısından devletin tepesiyle yakından ilgili bir gelişme anlatıyor olmalı. Çok üzerinde durmak istemiyorum ancak ben bunu beklenmedik bir erken seçim olarak yorumladım (bu yorumuma eşlik eden esas önemli unsur Jüpiter ve Satürn'ün iki ay arayla burç değiştirecek olmaları). Bahsettiğim erken seçim Ağustos'ta olacak anlamında değil. Tutulmalar bulundukları aylık zaman diliminden daha uzağını da anlatırlar.

13 Ağustos'ta başlayacak Merkür retrosu ay boyunca bizimle beraber. Merkür retrolarında başlayan işler revizyona (değişikliğe) uğrar. 7 Haziran 2015 seçimlerinde olduğu gibi, 16 Nisan referandumunda olduğu gibi. Merkür retrodayken yeni işler başlatmamız gerekirse, başlattığımız işlerde değişiklik olma olasılığının yüksek olduğunu unutmamalıyız. Merkür retrodayken imzalanan sözleşmelerin maddelerinde sonradan değişiklikler olur. Bir diğer yandan, Merkür retrosu süregelen işleri tamamlamaya çalışmak için iyi bir zaman dilimidir. Retro demek bir yönüyle düzeltme demek, temize çekmek demek, tekrar üstünden geçmek demek. Korkulacak bir şey yok, zaten korkunun faydası da yok. Hayatın her alanında korkudan uzak kalmalıyız.

Şimdilik Ağustos ayıyla ilgili bahsedeceğim son konu Satürn. 6 Nisan'da başlayan Satürn retrosu 25 Ağustos'ta sona eriyor. Bu konu bizi bir kere değil iki kere ilgilendiriyor çünkü bu yıl Aralık ayında Satürn burç değiştirecek. Hayatımızı bir dizi film gibi düşünürsek, Jüpiter'in de Ekim'de burç değiştirmesiyle beraber sonbaharda bir sezonun bitip başka bir sezonun başlaması gibi bir durum yaşayacağız. Bu değişimlerin hayatınızın hangi alanında olduğunu ancak doğum haritanıza bakarak görebilirsiniz.

Satürn retrosunun sona ermesi demek, çok özet olarak söylemek gerekirse, 2014'te başlayan bazı sıkıcı süreçlerin 2017 Nisan ile aldığı halin değişimi demek. Bunun sonuçlarını ise sonbaharda göreceğiz. Jüpiter'in burç değişimi açısından Ekim ayı bizim için ekstra önemli.

Yazımın başında belirttiğim gibi, Ağustos ayının astrolojik olaylarını değerlendirmeye daha sonra da devam edeceğim ama en azından şimdilik bir özet geçmeyi denedim.

Bir AstroVole seansı nasıl geçer?

AstroVole’nin en çok ilgi gören seansı, ay düğümleri ve Satürn üzerine kurulu doğum haritası analizidir.Önce kuzey düğümüne bakarız. Burası bize kişinin hayatında alışkınlık kazanamadığı ve alışkanlık kazanabilmesi için sıklıkla karşısına çıkacak konularla ilgili bilgi verir.

Sonra güney düğümünü inceleriz. Burası bize kişinin doğal kabiliyetlerini ve kopması gereken alışkanlıklarını anlatır.

Sonra Satürn’e bakarak kişinin hayatındaki engel, sınır, travma, korku ve benzeri konuları inceleriz.

İşin bu kısmı harita sahibiyle görüşülerek karşılıklı oturttuktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelir. Hangi gök cisminin nerde ne anlattığı, hangisinin destek hangisinin köstek olduğu ayan beyan ortaya çıkar.

Bu konular iyice anlaşıldıktan ve kişinin hangi konuda ne yapması gerektiğini anlattıktan sonra yakın geleceğe geçeriz. Yakın gelecek yakın geçmişin devamı olacağından önce yakın geçmişi konuşuruz (en az üç ay, en fazla iki yıl). Sonra da bu tabloyu gelecek bir yıl üzerine oturttuğumuz zaman kişinin şu anda yaşadığı sorunlarla ilgili neler yapması gerektiği iyice anlaşılır.

Astrolojinin size ne yapmanız gerektiğini söylemesi, geleceği söylemesinden daha önemlidir. 

Seans bilgileri icin astrovole.com/seans sayfasına bakın ve mesaj atın. 

Mars – Pluto karşıtlığı sırasında niye kıyamet kopmadı?

Geçen hafta astroloji gündemine oturan konu dolunay ve mars pluto karşıtlığı idi. Buna dair bir sürü kıyamet senaryosu yazıldı. Adalet mitinginin olaylı geçeceği söylendi. Ancak böyle olmadı. Niye olmadı?

Bunun iki ana sebebi var. Birincisi basit: Astrolojide Pluto diye bir gezegen yok. İkincisi, gökyüzü konumu kendi başına olay anlatmaz. Olayları transitlerin (mevcut gökyüzü konumu) bir kişi, olay ya da kurumun haritası üzerine bindirildiğinde ortaya çıkan açılar anlatır.

Yani bugün gökyüzünde filanca açı var şahaneyiz veya filanca açı var battık mahvolduk demek doğru değil. Bunlar ancak sizin doğum haritanız üzerine oturtulduğunda bir açı kuruyorsa anlam kazanır. Diğer türlü sadece günün akışıyla ilgili bazen birkaç saatlik bazen de birkaç günlük çok genel durumlara işaret eder.

Astroloji ve reenkarnasyon

Astrolojiyle ilişkilendirilen en önemli konulardan biri de geçmiş yaşamlardır. Bu konu yeteri kadar anlaşılamadığı için hurafeye açık bir konudur. Şimdi biraz bu konuyu anlamaya çalışalım.

Reenkarnasyon kavramını anlamanın en iyi yolu, son iki yüz yılın neospritualizmini incelemektir. Konunun fikir babaları 19. yy’da Fransa’da yaşamış olan Alan Cardec ile 20. yy’da Türkiye’de yaşamış olan Bedri Ruhselman’dır.

Bunların öğretileri karmaşık gibi görünebilir ama özündeki esaslara bakarak özet çıkarmak mümkündür. 

Şimdi bunların anlattığı reenkarnasyonu size özetlemeye çalışacağım. 

İnsan, belli bir şuur kapasitesini tam olarak gerçekleştirip hayata geçirmek üzere yüzlerce kez dünyaya gelmektedir. Yüzlerce kez dünyaya gelen insanın şuurunda değişiklik son derece yavaş ilerler.

Örneğin; İstanbul’da doğup büyüyen bir insanın bir sonraki yaşamında hemen Latin Amerika’da doğması mümkün değildir. Yaşanan coğrafyanın özellikleri, içinde bulunulan toplumun nüfus yapısı, kullanılan dilin gramer ve semantik özellikleri bir yaşamdan diğerine hemen değişemez. Benzer bir şekilde, bu yaşamında kadın olan birinin bir sonraki yaşamında hemen erkek olması da mümkün değildir.

Bu çok yavaş gelişen değişim sürecindeki insan, dünyaya her gelişinde yavaş yavaş daha karmaşık olaylar dizisiyle karşılaşacaktır. Örneğin dünya seviyesindeki ilk yaşamlarında tanıdığı insan sayısı elli kişiyi geçmezken yolun ilerleyen kısımlarında binlerce insanla muhatap olmak durumunda kalabilir.

Kişinin yaşadığı hayatın karmaşıklık seviyesi bu konuda fikir verebilir ama kimse kimsenin tekamül yolu üzerinde nerde durduğunu söyleyemez. Bu kimsenin haddi değildir.

Dünyada insanın başına gelen aşklar, hastalıklar, iflaslar, köşeyi dönmeler, boşanmalar, evlenmeler, çoluk çocuk vs. hep bu temel prensipler doğrultusunda gelişir.

Reenkarnasyonu gerçekten anlamış biri, bir önceki hayatımda neydim sorusunu sormaya gerek duymaz. Öğrenilmesi gereken şey öğrenilmiştir. Bunun nasıl öğrenildiğinin hatırlanmasına gerek yoktur. Örneğin, 2×5 kaç eder dediğim zaman 10 sayısı hemen aklımızda canlanır ama bunu nerde nasıl öğrendiğimizi hatırlamak zorunda kalmayız. Önemli olan bu bilgidir ve öğrenilmiştir. İlkokuldaydım, sevimli bir öğretmenimiz vardı, çarpım tablosunu öğreniyorduk, yağmurlu bir gündü gibi bilgilere artık gerek kalmamıştır.

Verdiğim bu basit örnek, çok daha karmaşık olaylar için de geçerlidir.

Reenkarnasyon, bilimsel yöntemle de incelenebilir bir alandır ve incelenmiştir. Bu incelemeyi Ian Stevenson adında bir bilim insanı yapmıştır. Araştırmanın önemli bir kısmı Avrupa’da ve Türkiye’de yapıldı. Detayları kendisini internette arayarak bulabilirsiniz. Konu üzerine daha kapsamlı bir bilimsel araştırma henüz yapılmamıştır.

Ay düğümleri ve düşünce gücü

Doğum haritanızı bilmek, düşünce gücünüzü kullanmanızı etkiler.

Her insan dünyaya belli senaryolarla gelir. Doğum haritanız bu senaryolarla ilgili bilgi sağlar. Peki bu bilginin düşünce gücünüzün kullanımıyla ilgisi ne?

Önce düşünce gücüyle ne demek istiyoruz buna açıklık getirelim. İnsana alabildiğine geniş bir düşünce özgürlüğü ve hayal gücü tanınmıştır. Bu alanda limit insanın kendisidir. Bir insan arzu ve isteklerini disiplinli hayal gücüyle gerçekleştirebilir. Aslında insanın hayatı boyunca yaşadıkları bu düşünce / hayal gücüyle çok ilgilidir. Her insan bu sayede olumlu ve olumsuz birçok olayı kendine çeker ve yaşar.

Ancak bunun bir sınırı var. O sınır sizin doğum haritanızda da görülebilen tekamül alanlarınızla ilgilidir. Örneğin hayatının belli bir döneminde tekamül planı gereği sanatla uğraşması şart olan bir insan o dönem için sanattan çok uzak bir iş hayal ederse gerçekleşmez.

Benzer biçimde, bu yaşamda tekamül senaryosu gereği geç evlenmesi icab eden biri erken bir evliliği kendine çekemez.

Burada amaç size eziyet etmek değildir. Kim bilir kaçıncı yaşamınız ve kim bilir hangi öğrenme ihtiyaçlarıyla dünyaya geldiniz. Şu anda yaşadığınız bu dünya hayatında öğreneceğiniz şeyleri mutlaka öğreneceksiniz. Bunlarla ters düşmeyen her şeyi de düşünce / hayal gücünüzle elde etmeniz ve yaşamanız mümkündür.

Haritanızda bu alanları ve sınırları anlatan unsurlar; ay düğümleri, Satürn ve doğumumuzdan hemen önceki tutulmadır. Hayatınızın bir kısmını bunların anlattığı doğrultuda düzenlerseniz hayatın terslikleri azalır.

Astrolojide insanların burcu yoktur, haritası vardır. 12 burcun 12’side hayatın değişik alanlarında değişik ölçülerde hepimiz için geçerlidir. Astroloji yaşadıklarımızın sebebi değil anlatıcısıdır. 

Astroloji size ne yapmanız gerektiğini anlatır

Astrolojinin size ne yapmanız gerektiğini söylemesi, geleceği söylemesinden daha önemlidir. Doğum haritası seanslarında özellikle buna öncelik veririm.

Doğum haritanızda yaşam boyu nelerle uğraşacağınız görünür. Bunlar olayları, kavramları ve kişileri içerir. Doğum haritası üzerinden kimin niçin karşınıza çıktığını anlamak mümkündür. O insana nasıl davranmanız gerektiğini de anlayabilirsiniz.

Bir iş yerinde arka arkaya sürekli benzer sorunlar yaşatan insanların niye karşınıza çıktığı ve sizin hangi yöne doğru değişmeniz gerektiği doğum haritanızdan anlaşılır. Bunu anlayıp gereken değişimi gerçekleştirdiğiniz zaman ya o insanların davranışı değişir ya da sizden uzaklaşırlar.

Aynı şey ilişkileriniz ve evliliğiniz için de geçerlidir. Belli tipte insanların belli özelliklerle karşınıza çıkmasının bir nedeni var. Bu nedeni anladığınızda ve nasıl değişmeniz gerektiğini gördüğünüz zaman hayatınız kolaylaşır.

Astroloji yaşadıklarımızın sebebi değil anlatıcısıdır. İnsanların burcu yoktur haritası vardır. Astroloji, astrolojiden ibaret değildir.

Seans bilgileri için seans sayfasına bakabilirsiniz.